Halk plastik yılana sarıldı!
Bir işi, bir oluşu, bir kavramı anlatmaya başladığınızda binlerce bilginin aklınızdaki gerçeğe doğru yol almaya başladığını fark ederek gülümsersiniz, hemen de fark edilirsiniz. Dün de kendi kendime gülmeye başladım…
Bu yazıyı yazarken olduğu acı acı güldüğümü fark ettim…
Halkı yakından izlemeye çalışan bir gazeteci olarak söylüyorum; insanların bu derece zorlandığı başka bir zaman dilimi olmadı… Kendisinden vazgeçen ancak; Çocuğunun geleceğine odaklanan aile bireylerinin fedakarlıkları kitap olur… Yemiyorlar, içmiyorlar, gezmiyorlar, almıyorlar…
Tüm kriz dönemlerinde halkın elinde altın, döviz ya da hisse senetleri olurdu. Bozdurarak tutunurlar ya da rehin vererek o dönemi geçirirlerdi… Bu dönem başka bir şeyler oluyor… Gıda alımında dahi en ucuza, en bilinmedik markalara doğru gidiş olduğunu görüyorum… Zorunlu olanlar dışında tüm alımlar durdu… Halkı ayakta tutan yegane destek; kredi kartları…
Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte hayatımıza giren kredi kartları, günümüzde halk kesimlerinin aile bütçelerinin hem en temel maliyetini oluşturuyor hem de nakit sıkışıklığı yaşayanlar, aile bütçesini kredi kartları sayesinde döndürebiliyor. Hane halkının sadece 2018 yılında kredi kartı borcu yüzde 15 artmış durumda… Buna karşılık halk konut ve taşıt kredisine yanaşmıyor, zorunlu tüketimlerine alım gücü yetmeyen insanlar kredi kartlarına sarılmak zorunda kalıyor.
AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 Kasım ayında halkın tüketici kredisi borcu 2,2 milyar TL olarak kayıtlarda yer alıyor… Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nun açıkladığı rapora göre; bugün halkın konut, taşıt ve ihtiyaç kredi borcu toplamı tam 182 kat artarak 403,7 milyar TL’ye çıkmış durumda… Bu verilere göre; hepimizin bankalara yaklaşık üç asgari ücret kadar (5 bin Lira) borcu bulunuyor.
Son 16 yılda Türkiye ekonomisinin büyüme motoru konut sektörü oldu. Küresel konjonktürün son 15 yılda izlediği düşük faiz politikasından da faydalanan Türkiye’de bankacılık sektörü, halka uzun vadeli konut kredileri satarak paralarına para kattı. Geniş halk kesimleri ev sahibi olma umuduyla 120 ay vadeli konut kredilerinden faydalandı. 2002 yılında 0,4 milyar TL olan halkın konut kredisi borcu, bugün 477 kat artarak 191 milyar TL’ye çıktı. Uzun vadeli ve yüksek taksitli ev kredileri yüzünden halk esnaftan kıstığını bankalara ödemeye başladı ve ‘piyasada para dönmez hale geldi…’
Bu süre içinde işsiz kalma endişesiyle işverenin her türlü isteğine evet diyenler, geniş bir kesimi oluşturdu…
Bankalardan aldıkları borçla hayatlarını sürdürebilen hane halkı, tüketimini gerçekleştirmek için son çare olarak kredi kartlarına başvurdu. Geçen yılın aralık ayında hane halkının bankalara 89 milyar TL bireysel kredi kartı borcu bulunurken, bugün bu borç yüzde 15 artarak 103 milyar TL’yi bulmuş durumda. Dahası 2011 yılında bireysel kredi kartı borcu 50 milyar TL olan halkın kredi kartı borcu 7 yılda ikiye katlanmış durumda ve icralık olanların sayısında patlama var…
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “kredi daralması devam ettikçe bu kriz de devam edecek” demişti. Hane halkının ve firmaların borcu son 15 yılda fahiş oranda artarken, kredi limitinin sonuna gelindi.
Taşıt kredilerinde 2017 yılı sonunda 7,2 milyar olan borçluluk bugün 6,4 milyar TL’ye gerilemiş durumda. Halk, ancak kredi ile ev ya da araba alabildiğinden bu sektörlerde de sert bir durgunluk gözleniyor. Müteahhitler ellerinde kalan 1.1 milyon daireyi TOKİ’ye satmak için hazırlık yapıyor… Menkul kıymete dönüştürülecek olan bu birikimin ‘Sukuk’ yoluyla Araplara satılması için de çeşitli görüşmeler sürdürülüyor…
Türkiye’nin toplam dış borcu 450 milyar doları aşmış durumda. Bu haliyle kişi başına 30 bin TL de dış borcumuz var!
Xxx
Okul bahçesinde trafo
“Alemdar Mahallesi İl Özel İdaresi İlköğretim Okulunun bahçesindeki elektrik trafosu tüm uyarılarımıza rağmen kaldırılmadı. Hiç bir bahane ve süreç çocuklarımızın sağlık ve güvenliğinden daha önemli değildir.”
(Cemil Aydın-Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi-MHP Grup Sözcüsü)
Elçiye zeval olmaz…



